Zaporijya Hakkında

easyway travel

Zaporijya ya da Zaporijjia (Ukraynaca: Запоріжжя / Zaporijja, Rusça: Запорожье / Zaporojye, Rusya İmparatorluğu döneminde 1921’e kadar: Александровск / Aleksandrovsk), Dinyeper Nehri’nin sahilinde bulunan ve Ukrayna’nın Zaporijya Oblastı’nın idarî merkezi olan şehir. 1770’de Alexandrivska’nın Rus İmparatorluğu’nun sınırlarını Türklerden ve Tatarlardan korumak için yaptırdığı surlarla birlikte kurulmuştur. Zaporoje Ukrayna’nın turistik şehirlerinden birisidir.

48 Saatte Zaporijya

UKRAYNA’NIN ÇOK BİLİNMEYEN ŞEHRİ ZAPORİJYA, İDEAL BİR DENGEYE SAHİP. BU DENGENİN TAM ORTASINDA, HİÇBİR DETAYI ISKALAMADAN İKİ GÜN GEÇİRMEK KULAĞINIZA HOŞ GELİYORSA, ÖNERECEĞİMİZ GEZİ ŞEHİR ROTASI TAM SİZE GÖRE…

1.GÜN

08.00
Zaporijya’yı adeta bir “yavaş şehir”e dönüştüren ve her metrekaresinde kartpostal benzeri sahneler barındıran Hortitsya Adası’nı keşfetmek için erkenden yola koyulmalı. Ada yolunda, Ukrayna’nın en büyük barajının yanından geçerken göreceğiniz Dinyeper’in muhteşem manzarası, tam bir sabah dopingi.

10.00
Adada ilk amacınız Zaporizka Siç’i görmek olmalı. Burası, 16. yüzyılda Hortitsya Adası’nda yaşayan Zaporijya Kozakları’nın bir zamanlar barındığı şehrin ahşap bir replikası. Zaporijya’daki evlenecek çiftlerin neredeyse tamamının fotoğraf çektirmek için uğradıkları bu yer, aslında 2007 yılında bir film seti olarak kurulmuş. Taras Bulba filminin dekorunu oluşturan surlarla çevrili bu yapay şehirde bir zamanların cesur savaşçılarına dair tüm sorularınıza cevap bulacaksınız.

13.00
Pastoral ada Hortitsya’nın havası iştah kabartıyor ve adımlarınız hızlıca Zaporizka Siç’e doğru yöneliyor. Çok özel bir iç dekorasyona sahip ‘Zaporizka Siç’te yemek yeme şansına erişmek için önceden rezervasyon yaptırmak şart.

15.00
Yüreğinizi ağzınıza getirecek Zaporijya Kozakları’nın “savaş sanatları” gösterilerine katılın. Eğerin üzerinde amuda kalkanlardan, dörtnala koşan iki atın üzerinde ayağa kalkanlara varıncaya dek bu gösterilerin her anında heyecan hep dorukta!

17.00
Adanın tılsımlı köşelerini kolaçan etmek için en iyisi akşam saatleri… Tarihî Paleolitik Dönem’e dek uzanan Hortitsya’da 7. yüzyıldan kalma taş heykelleri görmek için, günü İskitler Açık Hava Müzesi’nde bitirmeli.

2.GÜN

10.00
Zaporijya’nın denize kıyısı yok ama Dinyeper Nehri’nin geniş kıyılarında dillere destan bir şehir plajı var. Güne kumların üzerinde yürüyerek, Dinyeper’den esen rüzgarın eşliğinde hülyalara dalarak başlamak muhteşem.

11.00
Şehir plajının hemen arkasında uzanan, ‘Gökkuşağı Çeşmeleri Şelalesi’ ve onun hemen yanındaki, ortasında minik bir gölün bulunduğu Voznesenovskiy Parkları, şehrin sakinliğini farkedebileceğiniz en doğru duraklar.

12.30
Mayakovskoho Meydanı’ndaki Hayat Çeşmesi Parkı’nda, Zaporijya’nın birbirinden yetenekli sanatçılarıyla karşılaşma zamanı. Ukrayna’nın geleneksel kıyafetlerini, örgü çeşitlerini, oyma işlerini bulabileceğiniz ve tablolarını sergileyen mahir ressamlarla bizzat tanışabileceğiniz açık hava sergisinde, sevdiklerinize götürecek o özel hediyeyle de karşılaşacaksınız!

14.00
Zaporijya’nın tarihî mahallelerini keşfe başlamadan önce, geniş bir yemek çeşitliliğine sahip restoran ‘Puzata Hata’da, ağzınızı sulandıran Ukrayna lezzetlerinin tam ortasına düşmeli. Mantıyı andıran patates ve mantarlı vareniky, tereyağı, dereotu ve tavuk etiyle hazırlanan kotleta’lara doymalı. Böreğe benzeyen vişne reçelli pırijkı ile yemeği taçlandırmaksa şahane.

16.30
Toplam uzunluğu neredeyse on bir kilometreyi bulan geniş Lenin Bulvarı’nda yürümek, şehrin Sovyet dönemi mimarisinin içine gizlenmiş modern yüzüyle tanışmak demek. Bulvarda yanyana dizilmiş tematik kafeler, antikacılar, yenilikçi restoranlar ve mağazalar yürüyüşünüzü keyifli hale getirecek.

18.00
Haklı olarak “Lenin Bulvarı’nın tümünü yürümek akıl kârı değil” diye düşünüyorsanız, zarif çeşme ve havuzların süslediği Şevçenko Bulvarı’na doğru sapın. Adını Ukrayna’nın en ünlü yazarından alan Şevçenko’da, Zaporijya şehir sakinlilerinin izini sürüp şık bir iç tasarıma sahip olan kafelerden birinde, bulvarı rahatça izleyebileceğiniz masanıza kurulun. Karanlığın çökmesiyle beraber şehrin kuşandığı göz kamaştırıcı ışıkların seyrine dalın.
Kaynak Sklife Dergisi